KORUYUCU DİŞ HEKİMLİĞİ



       Günümüzde tıbbın her alanında olduğu gibi dişhekimliğinde de, problemi oluşmadan durdurma diyebileceğimiz koruyucu hekimlik önem kazanmıştır. Koruyucu diş hekimliği özellikle çocuklarda büyük önem taşır. Zahmetsiz, ucuz ve acısız uygulamalar olduğundan çocukların diş hekimi ile ilk karşılaşmalarının koruyucu diş hekimliği ile ilgili olması tercih edilir.

1.        Hijyen Eğitimi

       Ağız diş bakımını eksiksiz yapmak ancak eksiksiz bilgi ile mümkün olur. Diş fırçalama ve diş ipi kullanımının öğretilmesi, beslenme alışkanlıklarının gözden geçirilmesi ve ağız diş sağlığının öneminin anlatılmasını içeren hijyen eğitimi, eksik bilgi kalmamasını sağlar. Bu eğitim çocuklar için olduğu kadar büyükler için de önem taşır.

2.        Yüzeysel Flor Uygulaması

       Florid sudan veya yediğimiz pek çok gıdadan alabildiğimiz doğal bir mineraldir. Çok eskiden beri sularındaki florid oranı fazla olan bölgelerde yaşayanların daha az diş çürüğüyle karşılaştığı farkedilmiş ve nedeni araştırıldığında floridin dişin minesini çürüğe dirençli hale getirdiği saptanmıştır. Önceleri şehir sularının optimal dozda floridlenmesi düşünülmüş ve bazı bölgelerde uygulanmış, daha sonra ise birtakım yan etkiler görülerek bu doz azaltılmıştır.

       Son yıllarda yapılan araştırmalar ise yüzeyel flor uygulamalarının daha önemli olduğunu göstermiştir.Annenin hamileliği esnasında aldığı yada 6. aydan itibaren çocuğa verilen flor tabletlerinin etkisinin tahmin edilenden çok az olduğu bulunmuştur. Mineyi oluşturan kristal yapı, yüzeye uygulanan floridin etkisiyle aside daha dirençli hale gelmektedir. Böylece daha zor pürüzlenmekte ve çürüğün oluşması zorlaşmaktadır.

       Yüzeyel florid uygulamaları 3 yaşından itibaren başlanabilen ve her 6 ayda bir tekrarlanması gereken basit, acısız bir işlemdir. Çocuğun dişhekimi ile ilk karşılaşması ve 6 aylık periodlarla kontrola gelmesi açısından idealdir. Birkaç dakika süren bu işlem sonrasında çocuğunuzun dişlerinin yüzeyinde depolanan florid, dişleri çok daha sağlıklı ve güçlü yapacaktır.

3.        Fissür Sealent

       Dişlerin çiğneyici yüzeyleri girintili çıkıntılıdır. Bu çukurcuk ve tepecikler pit ve fissürler olarak adlandırılır. Bu bölgeler oldukça dardır ve gıdaların sıkışı temizlenememesi nedeniyle genellikle çürüklerin başladığı yerlerdir. Bu bölgelerdeki gıda ve mikroorganizma birikimini ve buna bağlı olarak çürüğü önlemek amacıyla özel akıcı bir dolgu malzemesi kullanılır.Öncelikle bu bölge tam olarak temizlenir ve fissur sealant dediğimiz akıcı dolgu bu bölgeye uygulanır. Işık ile sertleştirilir ve fazlalıkları düzeltilerek cilalanır. Bu işlem sayesinde tüm çürüklerin yaklaşık %70 ini oluşturan çiğneyici yüzey çürüklerinden korunmak mümkün olur. Normal şartlarda uzun yıllar kullanılabilmekle birlikte özellikle buz çiğneme yada diş gıcırdatma gibi alışkanlıkları olanlarda sık sık kontrol edilmelerinde fayda vardır.
       Ağızda ilk kalıcı dişlerin çıktığı dönem uygulama için idealdir. Bu da 6 yaş civarıdır. Diğer azı dişlerinin sürme zamanlarında diğerlerine de uygulanır. Önemli bir nokta kalıcı dişler sürmeye başladıktan kısa bir süre sonra yaptırmanın (1-2 sene içinde)daha iyi olacağıdır. Çünkü süre uzadıkça çürük oluşma ihtimali artar ve fissur sealant yerine dolgu yapmak gerekebilir.
Çürüksüz büyüklerde de uygulanabilmekle beraber, çocuklarda kullanımı daha faydalı ve önemlidir. Kesinlikle acısız ve çok kolay bir işlemdir.

Nasıl Yapılır?

       Bu acısız işleme başlamadan önce sealent uygulanacak yüzeydeki girintiler tamamen temiz ve bakterilerin uzaklaştırılmış olduğundan emin olmak gerekir. Bu amaçla özel bir solüsyonla dişleriniz hekiminiz tarafından fırçalanarak temizlenir ve kurutulur. Dişin en üstünde bulunan mine tabakası bir jel yardımı ile pürüzlendirilir ve yapıştırıcı (bonding) sürülür, ışık ile sertleştirildikten sonra füssür sealentin bir fırça yardımı ile girintileri doldurması sağlanır, tekrar ışıkla sertleştirilir. Yükseklik olup olmadığı kontrol edilip üzerine koruyucu cilası sürülür. Çok basit, ucuz. Acısız ve etkin bir koruyucu prosedürdür.

4.        Yer Tutucu

       Süt dişi çeşitli sebeplerle (çürük veya kaza) erken kaybedilir. Böyle durumlarda alttan gelen kalıcı diş hazır olup sürene kadar, yandaki dişler eğilerek, dönerek kaybedilmiş süt dişinin kalıcı diş için koruması gereken yeri kapatabilirler. Hatta boşluğun karşı çenesinde bulunan diş uzamaya başlar. Eğer erken süt dişi çekiminden sonra gelişim kendi haline bırakılırsa meydana gelen bu haraketler gelecek sürekli dişe yer kalmamasına sebep olacaktır. Böylece kalıcı diş ya hiç süremeyecek yada normal yerinin dışında gelişecektir. Sadece bir süt dişini bile erken kaybetmenin yaratacağı problemler dişler yer değiştireceğinden çapraşıklık oluşacak, bu bölgeler rahat temizlenemeyip çürüğe eğilim artacaktır. Çiğneme zorlaşacaktır. Daha ciddi ortodontik problemler uluşacaktır.

       Bazı süt dişleri 12 yaşına kadar ağızda durmalıdırlar.Ancak bu yaşta kalıcı dişler hazır olur ve süt dişleri değişir. Bebekken çıkmış ve çok özenli korunmamış dişlerin bu yaşa kadar problemsiz gelmesi oldukça zordur. İşte yer tutucu denilen bu küçük metal aparey çocuğun ağzına göre özel olarak hazırlanır ve süt dişinin erken kaybedildiği durumlarda kalıcı diş gelene kadar bu yeri muhafaza eder. Sabit yada girip çıkmalı olarak hazırlanırlar(kaybedilen dişin yerine göre). Çok basit fakat çocuğun gelecekteki ağız diş sağlığının temeli açısından çok önemli bir apareydir.

Yer Tutucunun Bakımı ve Korunması

  • Yapışkan gıdalardan ve çiklet çiğnemekten kaçınınız.

  • Diliniz yada parmaklarınızla yer tutucuyu itip bükmeye çalışmayınız.

  • Düzenli fırça ve ip kullanarak temiz tutunuz.

  • 6 ayda bir mutlaka kontrole gidiniz.



Bunları biliyormuyuz?

  • Süt dişleri 6. ayda sürmeye başlar. Bebek 24 aylık olduğunda tamamlanır. Dişler sürmeye başladıktan sonra en az günde 2 kere dişler temizlenmelidir.

  • Temizleme işlemi küçük çocuklara bir parmağa temiz bir tülbent sarılarak ve ılık su yardımıyla yapılabilir.

  • Biraz daha büyük çocuklarda diş sayısının artmasıyla beraber uygun bir fırça ve macun ile temizlik yapılmalıdır.

  • Çocuklara şeker çikolata yerine, taze ve kuru meyveler veya meyveli yoğurtlarla beslenme alışkanlığı kazandırılmalıdır.

  • Gece uykusundan önce biberonla süt içme alışkanlığı olan çocuklarda beslenme sonrası mutlaka suyla ağız çalkalanmalıdır.

  • Ağızdan verilen flor tabletlerinin çürük önlemede hiçbir etkisi yoktur. Bunun yerine içme suyunuzdaki flor oranını kontrol etmelisiniz. Bu oran ortalama litre başına 0.7mg olmalıdır. İçme sularının ideal oranda flor içermesi çürük önlemede en temel adımı oluşturur.

  • 2 yaşından itibaren tüm çocukların 6 ayda bir diş hekimi kontrolüne götürülmeleri gerekmektedir. Bu kontroller sırasında diş hekiminiz tarafından yüzeyel flor uygulaması yapılır. Yüzeyel uygulanan flor, diş minesinin aside direncini arttırarak çürüklere karşı direnç oluşturur.